4 Mart 2012 Pazar

KAHRAMANLIK NEDİR?

KAHRAMANLIK NEDİR?

Kimdir     kahraman? Kime denmeli? Şarlatanlar, sahtekârlar, yalancılar
arasından kahramanı nasıl seçeceğiz?

Kahraman, gözünü, sözünü, kulağını, aklını doğrunun emrine verdiğini
ilan etmekten çekinmeyen insan. Kahraman, vücudunun bir tek organını veya
organlarını değil, canını ‘doğru kabul edilen ’ yolda ortaya koyan insan…

Malından, gençliğinden, hayallerinden, beklentilerinden, ulaştıklarından,
ulaşma ihtimali bulunanlardan vazgeçerek, ortaya düşüp canıyla bir doğruyu
yaşatmaya çalışan insan,             kahraman… Cinsiyeti ve yaşı yok kahramanın:
Erkek de olur, kadın da, çocuk da olur, yaşlı da.

Bedrin aslanları, Anafartaların, Dumlupınarın, Sakaryanın, Gabarın gözü
dumanlı, yüreği imanlı canları ve onların komutanları kahraman

Çanakkale’de hem yiğitliğine, hem aklına düşmanın saygı gösterdiği,
müttefikin hayranlık duyduğu Büyük Taarruzda dünyanın alkışladığı Gazi
Mustafa Kemal Atatürk ile onun askerleridir kahraman

Allah doğrudur, doğruyu sever ve doğruluğun yaşaması yönünde can
verenlerle kendisi doğrudan görüşür.                Şahit, bir      şeyi gözüyle gören demektir.
Şehît, aynı kökten gelen ve sıfatın en yüksek derecesini gösteren kavram.
Esmâü’l Hüsna’dan biri ‘şehît’. Anlamı ise, en yakından, en içten gören, bilgisi
mutlak olan… Ya insan! Yaradanıyla görüşmek, buluşmak ve doğrudan sohbete
katılmak için Allah’ın doğrusunun yolunda can verirken, ölümü yakından
gördüğü halde kaçmayan insandır,                şehit… Onlar, savaşta kanlı kefenleriyle
gömülürler. Allah’ın doğrusuna şahitlik etmek üzere, eceli en yakından görmek
için, yola çıkıp             şehit olanlar, özel sohbete de şahit olacaktır. Şehitler,
peygamberlerle sohbete katılmak açısından velîlere eşit…

Kahraman, ‘dünyalığı bir yana bırakmış’, ‘kendini aşmış’, ‘bilinçli’ bir
insan tipidir. Cinnet ile kahramanlık, tesadüf ile yiğitlik, zorlama ile şehitlik
bir arada bulunmaz. Bu ulu kavramdan üçü, insanın bilinçli olmasını istiyor.


Kahraman, Allah’ını bilmeyi, özünü biçimlendirmeyi, doğrular adına yapılması
gereken savaşı, bilinç seviyesine çıkarmış insan…

Milletin birliğine, devletin varlığına, bir kültürün tarih içinde
devamlılığına karşı  çıkan ve bu niyeti, silahla sürdürmeye kalkan eşkıya, 
zalimler ve hâinler düşmandır. Düşmanın dinî ve milliyeti önemli değildir; hatta
sizinle akrabalığı bile… Düşmanlar, milleti önce sindirmek, parçalamak sonra
yok etmek, devleti yıkmak; kurulu insanî hukuk düzenini yerlebir ederek
bağımsızlığı ortadan kaldırmak niyetini taşıyan, adı belli her türlü fitne ve fesat
grubudur. Düşmanın karşısına çıkan, düşmanla uğraşanlar, haberleşmeciden,
ekmek taşıyıcıdan, su sakasından, en iyi nişancılara kadar mücadele ve
müsademeye katılan insanlar gazi ve şehittir.   

Kahraman, açık düşmanı ve düşmanlıkları büsbütün yok eden, yada
ümitlerini ortadan kaldıran bir iradenin ve  mücadelenin üyesidir. 

Kahraman, düşmanın çirkin oyunlar, akıl almaz işbirlikleri ve güç
birlikleri karşısında, kızsa da, üzülse de bezginlik ve yılgınlık getirmeyen
kişidir.

Haram lokma yemeyen  kahramandır;  oğullarından, kızlarından,
torunlarından çıkacağını bildiği için, devlet malı, yetim malı, vakıf malı
yemeyen insan kahraman

Aldığı  işi, gücünün hepsini kullanarak, yapabildiğinin en iyisini ortaya
koyarak tamamlayan kişidir            kahraman, kıskananların iğrençliklerine rağmen,
dik duruşlu çalışkanlık da kahramanların özelliği…

Kimsenin namusuyla oynamayacak kadar, kimseye iftira etmeyecek kadar
iradeli ve nefsine mahkum değil hâkim olan insan, kahraman

İnsan, topraktan gelen, toprağa dönecek olan bir özel canlı; bütün
varlıklar da toprağa dönüşüyorlar. Toprak, atalarının vücutlarının tozlaşıp,
yağmur yağdıkça da bitkilere yol veren, bizi barındıran besleyen, daha büyük bir
coğrafyaya dönüşünce, vatanlaşan yüce madde…

Zor    şartlar altında da, nefsine,  ırzına, namusuna sahip çıkabilendir,
kahraman… Sadece kendi iffet ve namusuyla, malını değil, başka insanların
can, namus ve mallarını da korumak, ata vücutlarının karıştığı topraklara
düşman ayağı bastırmamak için canını, kanını sebil eden insandır, kahraman
Yalancı pehlivanın, cezp edici  şarlatanın, çıkarcı kasılganın, hesapçı
bezirganın kahraman gibi görünmesi, kişileri ve toplulukları, ne yazık ki, bir
süre aldatabiliyor.

Düşmanlık edenlerin iftirası, fitnesi, kahramanı yorsa da, yıldırmaz;
kahramanlık yılmamak anlamında sabır, durmamak anlamında irade ile
donanmışlıktır. 

Gözünü tan ile; nefsini iman ile; vatanını can ile; bağımsızlığını kan ile
yıkadığı için özgürlüğü helâl olan insan kahraman… 

Atların eşek kulunladığı, kurtların sırtlan yavruladığı, aslanın buzağıladığı
görülmemiştir.        Kahraman       babaların, anaların, kahraman  çocukları olur;
kahraman dedelerin ve ninelerin kahraman torunları

Kahraman, beslenen değil, aklı, yüreği ve eliyle başkalarını besleyendir.
Kahraman, şöhret ve dünyalık peşinde olanlar arasından seçmeye çalıştığımız
değil, imanı, irfanı, bilinci, bilgisi ve yiğitliğiyle özlenen, özlemle beklenendir.
Dün de, bugün de, yarın da…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder